Metropolitan Museum Of Art Nedir?

Metropolitan Sanat Müzesi, The Metropolitan Museum of Art, dünyanın en büyük ve en önemli sanat müzelerinden bir tanesidir. Müzede, The Cloisters adı verilen Orta Çağ sanatını bulunduran bölümü sergilemektedir. Müze eski doğu, Mısır, Yunan ve Roma dönemlerine ait pek çok eseri bünyesinde barındırmaktadır. Avrupa orta çağ koleksiyonunun bir bölümü ise Manhattan’ın ek binasında yer alır. Müze içerisinde bulunan bir araştırma kitaplığı, çocuklar için önemli bir bölüm ve etkin bir eğitim sergisi bulunur. Müzede batı resim sanatının öne çıkan isimlerine ait tablolar da yer almaktadır.

Google hazırladığı özel doodlelar ile sanatçıları, bilim insanlarını, edebiyatçıları ve siyasi kişilerin yanı sıra insanlık tarihi açısından önemli olan yer, zaman ve eserlerin de önemini hatırlatmaya devam ediyor. Metropolitan Museum of Art bu isimlerin arasında yer aldı. Dünyanın en ünlü müzeleri arasında yer alan Metropolitan Museum of Art, Google'da Doodle olmasının ardından birçok kişi tarafından araştırılmaya başlandı. 

 

Metropolitan Müzesi’nde Görülmesi Gereken Tablolar

Great Wave off Kanagawa

Great Wave off Kanagawa

Kanagawa Oki Nami Ura (神奈川沖浪裏 "Kanagawa açıklarında dalga arkası"), Japon ukiyo-e ustası Katsushika Hokusai'nin tanınmış tahta baskı eseridir.

Eser ilk olarak Edo döneminde 1832'de ukiyo-e serisi 36 Fuji Dağı Manzarası 'nın bir parçası olarak basıldı ve aynı serinin en çok tanınan eserlerinden biri oldu. Eserde Japonya'da Kanagawa (bugünkü Kanagawa iline bağlı Yokohama şehrinin bir semti) açıklarında büyük dalgalardan tehdit edilen tekneler çizilmektedir. Serinin diğer eserlerinde olduğu gibi arka planda Fuji Dağı görülmektedir.

Eserdeki dalga bazen tsunami olarak aktarılmasına rağmen Katsushika Hokusai'nin orijinalinde "okinami" (açık deniz dalgası) olarak geçmektedir. Eserin kopyaları, Metropolitan Museum of Art (New York), British Museum (Londra) ve Claude Monet'nin evi (Giverny, Fransa) başta olmak üzere batılı ülkelerdeki çeşitli koleksyonlarda yer almaktadır. Eser günümüzde Japan Rail Pass'ta kullanılmaktadır. Quiksilver'in logosu da bu eserden esinlenmiştir.

 The Death of Socrates

The Death of Socrates

 

Sokrates’in Ölümü, Fransız ressam Jacques-Louis David’in 1787 yılında yaptığı bir yağlı boya tablodur. Bazı Atinalılara karşı düşüncelerini ifade etmesi ve gençlerin ahlakını bozma suçlamaları sonucunda baldıran zehri içirilerek ölüme mahkûm edilen Yunan filozof Sokrates’in ölüm sahnesini temsil eder. Tablo aynı zamanda yatağın ucunda keder içinde oturan Platon’u ve Sokrates’in dizini kavrayan kişi olarak ise Kriton’u tasvir eder. Sokrates sürgüne gitme seçeneğine sahiptir (Ve bunun sonucu olarak felsefi /filozofik misyonunu bırakacaktır) ya da baldıran zehri içerek ölüme mahkûm edilecektir. Sokrates ölümü seçmiştir. Bu tabloda, kırmızı elbiseli bir öğrencisi (Ya da müridi) baldıran zehrinin bulunduğu kupayı kendinden emin olan Sokrates’e uzatır. Sokrates’in göğü işaret eden eli, onun tanrılara duyduğu derin saygıyı ve ölümüne karşı korkusuz duruşunu gösterir. (Muhtemelen sanatçı Raphael’in Atina Okulu tablosunun merkezindeki sahneden etkilenmiştir.)  

Gertrude Stein 

Gertrude Stein 

 


Kübist ressam Pablo Picasso, Amerikalı avantgarde yazar Stein’ın yüzünü bir türlü hatasız resmedememekten şikayet etmişti. Stein’ın 1905 tarihli bu tablo için 19 kez poz verdiği söyleniyor. Picasso’nun yüzü sadece bir günde bitirdiği, “Artık sana baktığımda seni göremiyorum” dediği, bu nedenle de tablonun bir nevi ‘eksik‘ bırakıldığı iddia edilir.

Pablo Picasso’dan kendisini Paris’e geldiğinde kendisini himayesine alan Gertrude Stein‘ın portresini dostluğunun simgesi olarak yapmış olsa da, oldukça acımasızca tuvale aktardığı da kaçınılmaz bir gerçek. Portre için “Bu Gertrude’ye benzemiyor” diye arkadaşına verdiği “İleride o portresine benzeyecek” cevabı ileri görüşlü olduğu kadar iltifat etmediğini kanıtlıyor.

The Dance Class

 

The Dance Class

 

 

Paris Operası’nın sahne arkasına ve dans stüdyosuna bir arkadaşı vasıtasıyla düzenli olarak giden Degas, 1870’lerden ölümüne kadar tablolarında provada ya da dinlenme esnasında balerinler konusunu yorulmadan inceledi. Bale provasındaki dansçıları resmettiği ilk büyük ölçülü çalışması olan bu tablo, ünlü Fransız koreograf ve dans öğremeni Jules Perrot'nun dans sınıfını gösterir. Mekan, Opera'nın Le Peletier Rue'da bulunan eski binasıdır. Duvarın önünde sıralanış olan dansçılar bitkindir; kimi sırtını ovalamakta, kimi saçlarını, kıyafetlerini ayarlamakla meşgul olmaktadır. Balerinlerin bu davranışları, dersin sonlanmakta olduğunu gösterir. Resmin geri kalanında balerinlerin çalışmalarını izleyen aileler görülür.

Resim, açısı dolayısıyla izleyiciye biraz yukarıdan bakıyormuş hissi verir. Böylece geriye doğru odanın derinliğini kavramak mümkün olur. Parke, detalı bir şekilde tasir edilmiştir. Duvarda Rossini'nin Giyom Tell operasının afişi bulunur.

Eserin bir versiyonu da Paris'te Orsay Müzesi'ndedir.

 

 Kaynaklar

https://tr.wikipedia.org/wiki/Anasayfa

https://www.oggusto.com/sanat/eser-ve-muze-incelemeleri/metropolitan-muzesinde-gorulmesi-gereken-5-tablo

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/google-metropolitan-muzesinin-151-yilini-kutladi-metropolitan-museum-of-art-nerede-ve-hangi-ulkede-41786912

 

2 Yorumlar

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski
Responsive Advertisement